Zihnimizdekilerden hangi düşünceyi ayıklamamız gerektiğini öğrenmek istiyorsak, davranışlarımızdan kaç kişinin memnun olduğuna bakmalıyız. Davranışlarımızın hangisinin doğru olduğunu öğrenmek istiyorsak, Rab’bimizin rızasına uygunluğuna bakmalıyız. Vicdanımız iyi eğitilmiş ise, o bizi gaflette olduğumuz zamanlarda uyaracaktır. Uyanık bir bilinç ve vicdan taşımamız duasıyla efendim…
Yazılarım












Saliha Erdim
Haftanın Programı
Bugün sadece benim mutlu olmama yarayacak yığınla mesajdan kaç tanesini gördüm ve şükrettim?
saliha erdim sag sus
47. O, geceyi sizin için bir elbise, uykuyu bir dinlenme ve gündüzü de yayılıp-çalışma (zamanı) kılandır.

48. Ve Kendi rahmetinin önünde rüzgarları müjdeciler olarak gönderen O'dur. Biz, gökten tertemiz su indirdik;

49. Onunla ölü bir beldeyi (toprağı) canlandırmak ve yarattığımız hayvanlardan ve insanlardan birçoğunu onunla sulamak için.

50. Andolsun bunu, onların arasında öğüt alıp-düşünsünler diye çeşitli biçimlerde açıkladık. Ama insanların çoğu nankörlük edip ayak direttiler
Furkan Suresi
saliha erdim sag sus
"Ey Allah'ın Resulü! dedik, mü'min korkak olur mu?" "Evet!" buyurdular. "Pekiyi cimri olur mu?" dedik, yine: "Evet!" buyurdular. Biz yine: "Pekiyi yalancı olur mu?" diye sorduk. Bu sefer: "Hayır!" buyurdular.
Muvatta, Kelam 19
saliha erdim sag sus
İnsan yaşadıkça anlıyor ki, kendi kayığını kendin çekmezsen bir yerlere gidemiyorsun.
(.....)
Bir Karıncadan Ders
BRENDA YAMAÇ tırmanışı yapmak isteyen genç bir kadındı. Birgün cesaretini toplayarak bir grup tırmanışına katıldı. Tırmanacakları yere vardıklarında neredeyse duvar gibi dik, büyük ve kayalık bir yamaç çıktı karşılarına. Tüm korkularına rağmen, Brenda azimliydi. Emniyet kemerini taktı , ipi yakaladı ve kayanın dik yüzüne
tırmanmaya başladı.

Bir süre tırmandıktan sonra nefeslenebileceği bir oyuk buldu. Orada asılı dururken, gruptan yukarıda ipi tutan kişi dalgınlığa düşerek
ipi gevşetiverdi. Aniden boşalan ip hızla Brenda' nın gözüne çarparak lensinin düşmesine neden oldu.

Lens çok küçüktü ve bulunması neredeyse imkansızdı.Yamacın ortasında bir yerlerde kalmıştı ve artık bulanık görüyordu. Lensi onun için çok önemliydi, ve yukarı tırmanabilse dahi yakınlarda lens alabileceği hiç bir yer yoktu. Hiç hesapta olmayan bu iş Brenda'yı büsbütün üzmüştü. Ümitsizlik içerisindeki Brenda, yeni bir ümitle lensini bulmasına yardım etmesi için Allah'a dua etti.

Yukarıda arkadaşlarından birinin lensi gözünün kenarında bulacağını
ümid ederek tırmanmaya devam etti. Yukarı vardığında bir arkadaşı gözünün her yerini incelediyse de lensi bulamadı. Brenda çaresizce
yere oturup geri kalanların da tepeye varmasını bekledi.

Boy boy uzanan dağlara bakarken İncil' deki şu ayeti hatırladı "Allah yeryüzündeki herşeyi gören ve bilendir". Ve düşünmeye başladı "Allah'ım sen şu anda buradaki tüm dağları görüyorsun. Bu dağlar üzerindeki her bir taşı ve yaprağı bildiğin gibi benim
lensimin yerini de biliyorsun. Onu bulmama yardım et."

Ve sonunda aşağı inme zamanı gelmişti. Patikalardan yürüyerek aşağı
indiler. Aşağı indiklerinde yeni bir grup tırmanmak üzere oraya doğru
geliyordu. Bir tanesi tırmnanmak üzere kayaya doğru
yaklaştığında "Aranızda lens kaybeden var mı?" diye bağırdı.

Bu yeterince şaşırtıcıydı. Bir kız Brenda' nın lensini bulmuştu. Ama
bu nasıl olmuştu?

Brenda' nın sonradan öğrendiğine göre lensi bir karınca taşıyordu ve
yavşça kayanın üzerinde haraket eden lens oradan geçen bir kızın
dikkatini çekmişti.

Bu olay size Allah hakkında ne anlatıyor?

Yoksa O, en ufak şeyle bile ilgileniyor mu?

Karıncalar onun için önemli mi?

Tabi ki önemli... onları yaratan, yoktan var eden, ve yaşatan O.

Brenda babasının karikatürler çizdiğini anlatmıştı bana. Ve bu
hikayeyi babasına anlattığında babası şöyle bir resim çizmişti. Bir
karınca ağzıyla lens taşıyordu ve karıncanın üzerindeki baloncukta
şöye yazıyordu.

"Rabbim, bu nesneyi neden taşıdığımı bilemiyorum, bunu yiyemem ve bu
neredeyse taşıyamayacağım kadar ağır. Ama istediğin sadece bunu
taşımamsa, senin için taşıyacağım."

Eğer Allah bir karıncayla dahi ilgileniyorsa, tabi ki bizlerle de
ilgilenecekti. Sanırım Solomon haklıydı. Bir insan bir karıncadan
ders alabilir: "Allah'a güvenin."

Hepimiz genellikle başımız sıkıştığında ya da bir musibete
uğradığımızda ya da bize zor gelen bir işi yapmak zorunda
kaldığımızda:

"Allah' ım, benden bu yükü taşımamı neden istiyorsun. Ben bunda bir
fayda göremiyorum ve bu benim için çok ağır." diye serzenişte
bulunuruz. Bu olayların bizim başımıza gelmesine bir anlam veremeyiz.
Ama bizi yaratan Allah sonsuz hikmet ve ilim sahibidir ve bunları
yapmasında elbette bir maksadı vardır. İtiraz yerine karıncanın
yaptığını yapmak bu gibi durumlarda en doğru seçim olacaktır.

"Evet, nedenini bilmiyor ve anlayamıyorum ama sen bu yükü taşımamı
istiyorsan senin için taşıyacağım."
Çeviri ve Uyarlama: Cemal Karabel
1 ziyaretçi online.
Ziyaret: 8316
Toplam Üye: 304.
Aramıza son katılan üyemiz: Neslihan Keleş

Bu sitedeki görsel ve yazılı veriler kaynak
gösterilerek alıntı yapılabilir.
© 2008 Webmaster