Her Şeyin İnsancası •

Suçlamaya hazır olmak suçlu aramak demektir

Tarih 29 Aralık 2013 | Yazar : | Kategori : Her Şeyin İnsancası | 0 İçerik

Her durumda, karşınızdaki hatalı olabileceği gibi siz de hatalı olabilirsiniz. Suçlamaya hazır olmak, zihnimize suçlayıcı malzeme bulma komutu vermektir. Çünkü bulduklarımız zihnimizdeki soruların cevaplarıdır çoğunlukla. Peygamber efendimiz (s.a.v)  “Allah bir kuluna rahmet ve merhamet nazarıyla bakarsa o kulun kusurlarını görmesini sağlar” buyuruyor. Hz. Ömer (r.a) ise “en çok sevdiğim kişi bana kusurlarımı söyleyendir” buyuruyor.

“Ben hatalı değilim” demek karşımdaki hatalı demektir ki bu çok iddialı ve tehlikeli bir sözdür. Bu, iletişimin nasıl daha iyi yürüyeceğinin ve hata eksik aramaya önce kendisinden başlamanın önemi bilmemek anlamına gelir. Bu söz doğru da olabilir fakat ilk önce yaklaşımımızın bu olmaması gerekir. Bırakalım inceleme sonucunda bizim haklılığımız ortaya çıksın. Üstelik, karşısındakinin hatalı olduğunu söylemek kendinize bakmanızı engeller, kusurlarınızı ve hatalarınızı örter, kapatır, zihnin ona yoğunlaşmasını engeller. Masum birisinin suçlanmasına yetmeyecek ufak tefek delilleri abartarak sunmak, kendimiz için ciddi bir tehlike, ilişkiyi yanlışa sevketmek ve karşımızdakinin kul hakkını almak anlamına gelir.

insanlar arasındaki iletişimin huzur bahşeden havası ve düzeni, hüsnü zan rengindedir. “Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol” der Mevlâna hazretleri. Bazen kusurları konuşmak ta gerekebilir. O zamanda, incitmeden, suçlamadan, yargılamadan, yani insanca ve yapıcı olarak, “şu şu yaklaşım biçimleri şöyle olsa acaba daha iyi olabilir mi? Ben size inanıyorum ve güveniyorum. Mutlaka bunun size göre haklı bir gerekçesi vardır. Fakat şöyle şöyle sonuçları olduğu için belki farkında olsanız değiştirmeyi denersiniz diye düşündüm” denebilir. Kırmamaya azami özen göstererek konuşmak, erdemli insan davranışıdır.

İnsanın kıran, dünyanın bundan ne kadar olumsuz etkilendiğini bilmeyendir. Kırık bir gönül, ruh dünyasında fırtınalar yaşar. Her dünya bir başkası ile ilişkilidir. Her dünya diğer diğer dünyanın iyi ve kötü olmasından etkilenir. Bir insanın gönlünü kıran, dünyanın gidişini bozuyor demektir. Dünyaya ve içindekilere karşı haksızlık yapıyor demektir. Asıl önemlisi de önce kendisinin zarar görmesidir. Acı sirkenin küpüne zarar vermesi gibi, yanlış tutumlar da önce kişinin kalbini karartır, yanlış yönde gidişi pekiştirir ve giderek böyle davranmanın doğru olduğuna yürekten inanmaya başlar. İnsan inandıklarını savunur ve onların doğruluğu için mücadele eder. Hem Allah, hem de insanlar nezdinde yanlışı göremeyerek, görmeye çalışmayacak savunmaktan Allah’a sığınalım. Bu, küçük düşürücü, imaj bozucu ve insanların bizi öyle tanımasına sebep olacak bir durumdur.

Bir insanın kendisine yapabileceği en büyük hayır; zihin portföyünde ve yürek çıkınında, kendisini doğruya yönlendirecek bilgi birikimi, bunu hayata katmaya hazır bir anlayış ve kendi kusurlarını görüp düzelmede aceleci bir ısrarlı bir tutum içinde olmaktır. Karşısındakini korumayan aslında kendisini korumuyor demektir. Çünkü yanlış şekillenen ilişki, bumerang gibi kişiye döner.

Hayat hayat katan sorular:

Ben nasıl düşünürsem doğru olur?

Ben nasıl davranırsam Rabbim razı olur?

Ben nasıl dinlersem anlarım ve nasıl davranırsam doğru anlamış olurum?

Karşımdakini incitmeden nasıl konuşabilirim?

İncittiğim bir kalbi nasıl onarabilirim?

Karşımdaki insanın değerli olduğunu nasıl davranırsam ona hissttirebilirm?

Ben nasıl hakikatin peşindeki bir insan olabilirim?

Ben nasıl yaklaşırsam kul hakkından korunmuş ve karşımdakini korumuş olurum?

gibi, daha onlarcası üretilebeilecek sorularla, insan kendi zihnine ve hayatına istikamet kazandırmalı. Çünkü doğru soru  insanı doğru cevaba yönlendirir. İnsan olabilmek ve insan kalabilmek; her şeyin insancası için kafa yormak ve ona uygun davranmakla  mümkün olur. Allah’tan doğru, anlaşılır ve aynı zamanda anlayışlı olabilmeyi nasip etmesini yürekten dileyerek ve ona uygun adımlar atarak, kalite insan olma basamaklarını hızla tırmanabilmemiz duasıyla efendim.

 

Bu yazı 2.232 kere okundu.